Güncel Gerçek

Pontus Rum Soykırımı



Küçük
Asya’daki Yunan varlığı en zından Homeros zamanına dayanır. Türkler
tarafından isgal edilmeden önce Yunanlılar Küçük Asya’da yaşayan birkaç
yerli halklardan biriydi.
Coğrafyacı Strabon Küçük Asya’nın ilk Yunan
kenti olarak Smyrna’dan (Izmir) bahsetti. Yunanlılar Karadeniz’e “Pontos
Euxinos” veya “konuksever deniz”
diye adlandırdılar ve MÖ sekizinci
yüzyılda kıyılarında

gezinmeye
ve sahilleri boyunca yerleşmeye başladılar.Karadeniz’in en bilinen
Yunan kentleri Trebizond (Trabzon), Sampsounta (Samsun), Sinope (Sinop)
ve Herakleia Pontika (Karadeniz Ereğli civarı)
idi.Orta Çağda Trebizond
önemli ticari merkez ve kendi devleti Trabzon İmparatorluğu’nun başkenti
oldu.

Türklerin Yunan nüfusa karşı yürüttüğü kampanyanın nedenleri arasında
bu nüfusun Osmanlı Devleti’nin düşmanlarına yardım edeceği korkusu, bazı
Türkler arasında varolan, bir modern ulus devleti oluşturmak için
modern Türk ulus devletinin bütünlüğünü tehdit eden grupların devletin
topraklarından temizlenmesi gerektiğine dair inanç
idi.


Olaylar


1914 yılının yaz mevsiminde hükûmet ve ordu yetkilileri tarafından
desteklenen Teşkilat-ı Mahsusa, askerlik çağında olan Trakya ve Batı
Anadolu’lu Rum erkekleri işçi taburlarına aldırdı ve bunların
yüzbinlercesi öldü. Yüzlerce mil mesafeden İç Anadolu’nun içine
sevkedilen bu askerler yol yapma, bina yapma, tünel kazma ve diğer saha
çalışmasında istihdam edildi. Fakat onların sayısı yoksulluk ve kötü
muamele ya da Türk muhafızları tarafından düpedüz katledilmesiyle büyük
ölçüde azaldı.Bu zorla askere alma programının kapsam alanı daha sonra
Pontus dahil olmak üzere Osmanlı Devleti’nin diğer bölgelerine
genişletildi.

Rum erkeklerin zorla askere alınması, genel nüfusune yönelik katliamlar
ve ölüm yürüyüşleri de dahil olmak üzere sürgün ile tamamlandı. Rum köy
ve kasabalarını Türkler tarafından kuşatılıp komşulari tarafından
öldürülecektir. Örneğin, 12 Haziran 1914 tarihinde Batı Anadolu’da
Smyrna (İzmir)’nın 25 mil kuzeybatısında bulunan Phokaia (Yunanca:
Φώκαια, Foça, İzmir)’da erkek, kadın ve çocukların ölüleri bir kuyuya
atıldı.

Temmuz 1915’te Yunanistan’ın maslahatgüzarı, sürgünlerin Türkiye’deki
Yunan milletine karşı yok etme savaşı ve onları İslam’a dönmesini
zorlamak için uygulanan tedbirden başka bir şey olmadığını, ven bunun
açık amacının da savaş bittikten sonra tekrar Avrupa’nın hristiyanları
korumak için yapacak müdahalesini mümkün olduğu kadar az kılmak olduğu
açıkladı.

Birleşik Krallık Dışişleri Bakanlığı görevlisi George W. Rendel’e göre,
1918 yılına kadar … 500.000’den fazla Rum sürgün edildi ve orantılı
olarak bunların az kısımı hayatta kaldı.

Hatıralarında, 1913 ve 1916 yılları arasındaki ABD’nin Osmanlı Devleti
Büyükelçisi Her yerde Rumlar grup halinde toplatıldı ve Türk
jandarmaların “koruması” altında iç bölgesine, büyük kısmı yaya olarak,
nakledildi. Kaç kişinin bu şekilde dağıldığı kesin olarak
bilinmemektedir, tahimleri 200.000 ile 1.000.000 arasında değişir. diye
yazdı.

14 Ocak 1917 tarihinde İsveç’in Konstantinopolis Büyükelçisi Cosswa
Anckarsvärd, Osmanlı Rumlarının sürgün kararıyla ilgili şu acil telgraf
gönderdi:

Bir Alman askerî ataşesine göre, Harbiye Nazırı ve Başkumandan Vekili
Enver Paşa Ekim 1915’te kendisinin savaş sırasında Ermeni Sorunu’nu
çözdüğüne inandığı aynı yöntemle Yunan Sorunu çözmek istediğini
açıklamıştır

I. Dünya Savaşı esnası ve sonrasında (1914–1923 arasında), Osmanlı
İmparatorluğu hükümetinin ülkedeki Rum nüfusa karşı yürüttüğü kampanya
sonucu oluşan kırımdır.Bu kampanya çeşitli katliamlar, ölümüne sürgünler
ve mezalim içermekteydi. Çeşitli kaynaklara göre, bu süreçte yüz
binlerce Osmanlı Rum vatandaşı öldürüldü. Bu katliamlarından kurtulan
Rumlar ise Rusya topraklarına kaçtı.


Hikmet Bayur tarafından hazırlanıp Türk Tarih Kurumu tarafından
yayımlanmış olan Türk İnkılâbı Tarihi adlı kitapta 800.000 Ermeninin
yanı sıra 200.000 Rumun da katl ve tehcir yüzünden veya amele
taburlarında öldüğüne dair bilgi Yarbay Nihat’ın bizim resmi kaynaklara
göre de doğru saymak gerekir yazısyla birlikte aktarılmaktadır.

Henry Morgenthau, 200.000 – bir milyon Rumların her yerde grup halinde
toplanıp iç bölgelere dağıtıldığını ancak, Ermeniler ile farklı olarak
genel bir kırıma uğramadıklarını aktarmaktadır. Elefterios Venizelos ise
Paris Barış Konferansı’nda 300.000 Rum’un yok edildiğini ve 450.000
Rum’un Yunanistan’a sığındığını ileri soyledi.

Yunan kaynaklarında, soykırım ile ilgili kişiler arasında, Alman
İmparatorluğu’nun Atina Gesandter’i Hans von Wangenheim’in şansölye
Bernhard von Bülow’e yolladığı rapordan alıntı yapılarak “Türk
Başbakanı” “Sefker Pasha”nın adı ve Merkez “Kolordu”ya bağlı bir
kumandan “Mehmet Azit”‘in adı anılmaktadır.

Pontus İsyanı ve Koçgiri İsyanı olarak adlandırılan olaylar sırasında
gerçekleştirilen katliamlarda Sakallı Nurettin Paşa komutasındaki Merkez
Ordusu tarafından öldürülen Rumların sayısı, Türkiye Cumhuriyeti
Genelkurmay Başkanlığı’nın gösterdiği resmî rakama göre, 11.181 kişidir.


aykırıdoğrular.com

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: