Güncel Gerçek

AKP ve Fetullah Gülen Özgür Basından Korksun!


Baki GÜL



Press filmini hatırlıyorsunuz değil mi? “Özgür Gündem gazetesinin
1990’lı yıllardaki zamanlarını anlatıyordu. Yönetmeni Sedat Yılmaz’dı.
Senaryosunu Bayram Balcı ile birlikte yazmıştı Sedat Yılmaz. Dokunaklı
ve sahici bir filmdi. Bizim gazetenin geleneğinden gelenler için hiç de
yabancısı olmadıkları bir öyküydü. Yasaklanan, sansürlenen gazete
sayıları, katledilen gazete dağıtımcıları, muhabirleri ve yazarlarını
anlatıyordu film. Filmi izleyen gazeteciler “çok güzel” yazılar yazdı.
Gösterilen festivallerde ödüller aldı film.  Yazılan yazılarda “amaaan
ne kadar gerçekçi; gözyaşlarımızı tutamadık!” diyorlardı. Direnen,
direngen gazetenin geleneğini ve tarihi kesitini yazıyordu yazarlar. Ama
tuhaf bir durum vardı. 1990’larda Özgür Gündem gazetesinin başına
gelenlere sessiz kalanlar, o zaman izleyici pozisyonunda olanlar
yaşananları  filme çekildiğinde görmüşlerdi. Yani yaklaşık 20 yıl
sonra… Bu süre içinde 70’e yakın gazeteci katledilmiş, bir o kadar
gazete yasaklanmış ve kapatılmıştı. O süre sessizlikle geçiştirilmişti.
Ama film olunca gerçekler, birden gündeme gelmişti yaşananlar. Herkesin
haksızlığa karşı duyguları kabarmıştı. Bu iyi bir durum değil. Zamanında
yaşananlara doğru tutumu gösteremeyenler, gerçek filme çekildiğinde
sinema salonlarında göz yaşına boğulsalar da zaman artık geçmiştir.
Dolayısıyla doğru zamanda doğru tutumun sahibi olmak gerekir.

Aynen bugünlerde yaşadığımız gerçekler karşısında takınmamız gereken
tutum gibi. Çünkü yaşananlar bize tarihi bir sorumluluğumuzu
hatırlatıyor. Bazıları suskun. Bazıları faşist polisler ve iktidarla
aynı dili konuşuyor. Dicle Haber Ajansı, Özgür Gündem, Etkin Haber
Ajansı, Birgün, Evrensel çalışanları üzerindeki baskınlar giderek
boyutlanıyor. Gazeteciler daha yazamadıkları kitaplar ve haberler için
zindanlara tıkılıyor. Polisçik cemaat medyası ballandıra ballandıra
polisin hazırladığı iddanameleri yayınlıyor. Tutuklananlar daha neyle
suçlandıklarını bilmedikleri halde, Zaman, Sabah, Star, Yeni Şafak,
Bugün, Hürriyet, Taraf ve daha birçok gazete gözaltına alınanları KCK’li
olarak ilan eden başlıklar atıyor. Yani 1990’ların JİTEM ve Ergenekon
basınının yaptıklarını bugün bu gazeteler yapmaktadır. Polis
belgeleriyle haber yapıp piyasaya gazeteci olarak çıkan yeni yetmeler,
yıllar sonra tarih karşısında nasıl hesap verecekler pek bilemeyiz; ama
şu anda yaptıklarının ahlaksızlık olduğunu biz söylemek durumundayız.
Çünkü gerçekler karşısında tutunulması gereken tavırın zamanı önemlidir.
Bu dönemdeki suskunluk, özgürlükler için ölümcül sonuçlar doğurur.

Çünkü bu gazeteler bugünlerde geçmişteki karanlıklarla hesaplaşıyor
gibi görünse de en kirli politikaları gizleyerek gerçeği
katletmektedirler. Bu gazeteler; o dönem yaşananları haber değerinde
görmüyordu. Bugünlerde bazı gazeteler ise sözde JİTEM, Ergenekon ve
kontrgerilla ile hesaplaşıyorlar. Hem de AKP yanlısı ve Fetullah Gülen
yanlısı olan gazeteler. Ama açın bakın bu gazetelerin o dönemdeki
yayınlarına hiç yazmadılar. Yakılan köyleri, faili meçhulleri, JİTEM’i,
ergenekonu. Ama şimdi daha iyi anlaşılıyor ki bu gazeteler
ergenekonculuğa, JİTEM’ciliğe kendilerini yatırmış durumdadırlar. Bunlar
gerçek JİTEM’ci ve Ergenekoncularmış meğer.

Neyse biz biliyoruz iktidarların ve diktatörlerin en büyük korkulu
rüyasıdır gerçek gazetecilik. Neden? Çünkü gerçek gazetecilik toplumdan
yana ve iktidardan ise uzak olması gerekiyor. İktidar gazetecilerine
yalaka, yandaş ve çıkar grubu denir. Gerçek gazeteciler ise Özgür Basın
geleneği içinde tanımlanır. Siz bakmayın siyasal iktidarların ve çıkar
gruplarının onları “terörist, bölücü ve yıkıcı” olarak tanımlamalarına.
İktidara uzak, diktatörlere karşıysanız iktidarlar ve diktatörler sizi
böyle tanımlayabilirler. Ama nafile bir çabadır. Çünkü gerçek özellikle
hakiki gerçek bütün zamanlarda faşist-tekçi-diktatör yapılarını tarihin
çöp sepetindeki yerini gösterir.

Çünkü, Özgür Basın geleneği denilen bir gelenek bedeller ödeyerek
bugünlere geldi. Gazete binaları bombalanmış, dağıtımcıları, muhabirleri
ve yazarları katledilmiş, para karşılığında değil halka hizmet
karşılığında çalışanların bedeller ödeyerek yarattığı bir gelenekti. Ape
Musalar, Ferhat Tepe, Hafız Akdemir, Yahya Orhan, Gurbetelli Ersöz,
Alişer Koçgiri, Halil Uysal ve Mazlum Erencilerin geleneğiydi. Pes etmek
nedir bilmeyen bir gelenek. Bu yüzden AKP ve Fetullah Gülen faşizmi
özgür basından korksun! Ve selam olsun gözaltına alınan muhabir
arkadaşlarımıza. Çünkü “Gerçek kazanacak, faşizm kaybedecek!” diyelim
ve:


SOYKIRIM, ASİMİLASYON VE İNKAR DEVAM EDİYOR AKP – GÜLEN FAŞİZMİNİN YENİ HEDEFİ  KÜRT BASINI

GERÇEĞİN KARANLIKTA KALMAMASI YALANIN PERDESİNİN YIRTILMASI İÇİN ÖZGÜR BASINA SAHİP ÇIKALIM

GÖNÜLLÜ MUHABİRLİK YAPARAK TELEFON VE MAİL YOLUYLA HABER MERKEZLERİMİZİ ÇOĞALTALIM

ÇAĞRIMIZ: HER EV, HER KURUM HABER AJANSI; ELİ KALEM TUTAN HERKES
MUHABİR OLSUN DAYANIŞMAMIZLA FAŞİST DİKTATÖRLÜK BİR KEZ DAHA YENİLECEK! 

MAİL ADRESİ: halkinhaberi@roj.tv TWİTTER: halkinhaberiROJtv

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

Bilgi

This entry was posted on 22 Aralık 2011 by in Genel.
%d blogcu bunu beğendi: