Güncel Gerçek

İmamın İktidardaki Kuvvetleri: Emniyetçiler, Askerler, Hâkimler


TSK komutası içinde AKP iktidarı ile en olumlu ilişkiye sahip isim
olarak bilinen Jandarma Genel Komutanı Necdet Özel dışında genelkurmay
komuta kademesinin istifasının ya da kitabına uygun deyişle
emekliliklerini istemesinin politik arka planı ve sonuçlarının ne
olacağına ilişkin ayrıntılı öngörülerde bulunmak güç. Ancak sistem içi
krizlerin bugüne dek her koşulda AKP’nin işine yaradığı, AKP’nin bu tür
krizleri yönetmekte ustalaştığı dikkate alındığında direniş kılıklı yeni
bir tavizden de söz edilebilir. Çünkü bu istifa/emeklilik isteme
olayının sonucunda Jandarma Genel Komutanı Necdet Özel’in Genelkurmay
Başkanlığı’na atanması gündeme gelebilecek.

Generallerin kararlarını muhtemelen borsa zarar görmesin diye cuma
akşam mesai bitiminde açıklaması da bu “erdemli” hamlenin, karşı tarafı
yıpratma amacından ne kadar uzak olduğunu gösteriyor.

Çok büyük bir sürpriz olmazsa sistem yine AKP’nin iktidarı yeniden
yapılandırma planı doğrultusunda seyrini sürdürecek. Bu seyir de çok
uzak olmayan bir gelecekte genelkurmay kademesinin de AKP’nin/cemaatin
mutlak denetimine gireceği bir hedefe doğru ilerliyor.

Tam da bu nokta da yazarımız Mustafa Peköz’ün 4 Haziran’da
yayımladığımız ilgili makalesini yeniden okurlarımızın ilgisine sunmakta
fayda görüyoruz. (Sendika.Org)

İktidardaki İmamın Kuvvetleri: Emniyetçiler, Askerler, Hâkimler

Dr. Mustafa Peköz


Doktora tezimin konusu ‘Türkiye’de Politik İslam’ın Gelişmesinin
Ekonomik Politik ve Sosyal Nedenleri’ydi. Tezim daha sonra ‘İslami
Cumhuriyete Doğru’ adıyla 2009 yılında Kalkedon yayınlarında kitap
olarak yayınlandı. Konulardan biri İslamcı hareketin ve özellikle Gülen
Cemaatinin sistem içerisindeki örgütlenmesini anlatıyordu.

Sistem stratejik kurumlarını hedefleyen cemaatin örgütlenmesi hemen
hemen tamamlanma aşamasına gelmiş bulunuyor. Özellikle Milli Eğitim ve
İçişleri Bakanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü, Yargı, Ordu, Diyanet İşleri
Başkanlığı, YÖK, MİT, Milli Güvenlik Kurulu Sekreterliği gibi kurumlar
ön plana çıktı. Cemaat bunların çok önemli bir kısmında örgütlenmesini
bütünlüklü olarak tamamladı. Yargının üst kurumları ve ordu örgütlenmesi
en sona kalanlardı. Anayasa referandumuyla birlikte cemaatin yargıdaki
örgütlenmesinde çok ciddi bir gelişmeler oldu ve kısa sürede etkin
duruma geldi. En son olarak orduya yönelik yapılan operasyonlar da
giderek sonuç almaya başlandı. Genelkurmay bürokrasisine önemli darbeler
vuruldu ve geriletildi. Sürekli generaller tutuklanıyor. Ama aynı
zamanda kendisiyle uyumlu olabilecek generalleri de ön plana
çıkarıyorlar.

İmamın kuvvetleri iktidarlarını üç ana noktada yoğunlaştırmış bulunuyorlar:



1- İKTİDARDAKİ İMAMIN YENİ GENERALLERİ


Gülen Cemaatinin ordu içinde çok gizli ve derinden gelen
örgütlenmesi önemli bir aşamaya geldi. Artık fiili olarak orduyu
kendisine göre yeniden dizayn etme sürecine girmiş bulunuyor.
‘Ergenekon’ davası gerekçe gösterilerek birçok generalin tutuklanmış
olmasının arka planındaki hedef, 2017 yılının komuta kademesinin Gülen’e bağlı olan generaller tarafından şekillendirilmesidir.

Türk ordusu içinde adı darbelere bulaşmamış hiçbir üst düzey subay
gösteremezsiniz. Özellikle Ankara merkezli genelkurmay ve kuvvet
komutanlıkları bürokrasisinin tamamı bu sürecin içerisindedirler. Bunu
bilmeyen yok. Ancak burada ilginç bir durum söz konusu: İslamcı AKP
iktidarı, Ergenekon davasında isimleri geçmesine rağmen bazı generaller
hakkında hiçbir işlem yaptırmadığı gibi, bu kişileri yanı başında
tutuyor.

Bugüne kadar çok gizli çalışan, hedeflerine varmak için en iyi
Kemalist generaller olarak geçinen, hatta darbe çalışmasında yer alan
İmamın generalleri stratejik merkezlere gelmeye ve daha açık oynamaya
başladılar. İmamın politik ve askeri güçleri hedefe varmak için çok
yönlü projelerini kesintisizce uyguluyorlar. Kemalist rejimi temsil eden
generallerin önemli bir kısmını birçok gerekçeyle tutuklayarak
özellikle kuvvet ve ordu komutanlıklarına gelmesini engelliyorlar. Buna
paralel olarak kendilerine bağlı generaller ekibini oluşturmaya
başlardılar. Örneğin Jandarma Genel Komutanı (Necdet Özel), İmamın
cemaatine yakınlığıyla bilinir ve aynı zamanda cumhurbaşkanı Abdullah
Gül ile yakın bir ilişki içindedir. Kürt coğrafyasında koşullandırılmış
ve özel olarak eğitilmiş olan 2. Ordu Komutalığına, Özel Kuvvetler
Komutanlığı yapmış olan
Orgeneral Servet Yörük getirildi. Darbe
dosyalarında ismi geçen Yörük, Erdoğan tarafından desteklendi ve
hakkında hiçbir işlem yapılmadı. Kendisi, İslamcı AKP hükümeti
tarafından ön plana çıkartılan bir generaldir.

Dikkat çeken bir başka alan ise
‘Özel Kuvvetler Komutanlığı’nın
(ÖKK) yapılandırması sırasında görevlendirmede Erdoğan’ın özel bir
etkide bulunmasıdır. ÖKK bünyesinde iki komutanlık oluşturuldu. Birinci
komutanlığa Tuğgeneral Mustafa Bakıcı, ikinci komutanlığa Tuğgeneral Zafer Çelik
sorumlu kılındı. ÖKK, ordu içerisinde stratejik öneme sahip
kontrgerilla rolünü oynaması bakımından da Erdoğan ve cemaat lideri
tarafından önemsenmektedir.

Yine 2. Ordu Komutanlığına bağlı olan 6. Kolordu Komutanı Korgeneral
Mehmet Eröz
de Erdoğan’a yakın generallerden biri olduğu biliniyor. İşin ilginç
tarafı, Mehmet Eröz de Başbakan Recep Tayip Erdoğan’ın yakından tanıdığı
ve atanmasında tercihini kullandığı bir komutan.

Ayrıca Korgeneral Mehmet Eröz, Balyoz kapmasında darbe planın
altında imzası bulunan ve daha sonra darbe planlarını yapan ve Harekat
Başkanlığı ve Bilgi Destek Dairesi’ndeki bilgisayar kayıtlarını sildiren
kişidir. Ergenekon Savcısı Zekeriya Öz, bu generali ifadeye çağırdı ama
gitmedi ve bir daha isminden söz edilmedi. Çünkü Eröz, Erdoğan’ın
askeri konularda başdanışmanıydı ve darbe dosyaları konusunda Erdoğan’ın
akıl hocalığını yaptı. Geçen yıl YAŞ kararıyla 6. Kolordu Komutanlığına
atandı ve geleceğin kuvvet veya ordu komutanlarından biri olarak
düşünülüyor.

Başka bir isim de 23. Jandarma Sınır Tümen Komutanlığı görevini yürüten
Mustafa Bakıcı’dır.
Ergenekon davasında yargılananları Genelkurmay Başkanlığı adına ziyaret
eden kişi ve dosyada ismi geçmesine rağmen, savcılık tarafından
çağrılmasına rağmen ifade vermeye gitmeyenlerden biridir. Kürt
coğrafyasında görev yapan tümgeneral hakkında hiçbir işlem yapılmadı ve
hükümetle ilişkileri gayet iyidir. Hükümetin önemli bir görevler
yüklediği Bakıcı’nın da geleceğin komutanlarından biri olacağı
söyleniyor.

Bir başka ilginç örnek ise Elazığ 8’inci Kolordu Komutanı Korgeneral
Galip Mendi.
Kocaeli Garnizon Komutanıyken, Kandıra F Tipi Cezaevi’ne gidip,
Ergenekon davasında tutuklu bulunan emekli Orgeneral Şener Eruygur ve
emekli Orgeneral Hurşit Tolon‘u ziyaret etti. Ayrıca AKP’ye komplo
örgütlediği iddiasıyla Ergenekon dosyasında ismi geçmesine rağmen ifade
vermeye gitmedi ve hakkında hiçbir işlem yapılmadı. Özel savaş
örgütleyicisi generalin hükümetle ilişkisi iyi olduğu söylenir ve
geleceğin kuvvet veya ordu komutanlarından bir olarak görülüyor.

İktidar güç ilişkilerinde ordular her zaman stratejik öneme
sahiptir. Orduyu kontrol edemeyen bir gücün gerçek anlamda iktidar olma
şansı yoktur. İktidarın çok önemli bir aracı olan silahlı birliklerin
kontrolü hemen her ülkede aynı derecede önemlidir. Cemaat bu gerçeğin
farkındadır. İktidarı sağlamlaştırmak için ordudaki kontrolünü
güçlendirmek istiyor. Bu bakımdan Kemalist geleneği temsil eden
generallerin bir kısmını kendi safına çekmeyi başarmış görünüyor ve
ayrıca generaller bürokrasisine karşı sürekli hamleler yapıp
tutuklatarak ciddi bir psikolojik baskı uyguluyor ve genelkurmayın kendi
gücüne olan güvensizliğini derinleştiriyor. Arkasına ABD’yi alan cemaat
hedefine ciddi adımlarla ilerliyor.



2- İMAMIN POLİS KUVVETLERİ


Ordudan sonra sistemin en önemli ikinci silahlı gücü polis
teşkilatıdır. Sayısı 300 bine yaklaşan polis gücünün örgütlenmesinin çok
yönlü önemli avantajlar sağladığı kesindir. Cemaat, yıllardır çok
sabırlı bir şekilde polis merkezinde örgütleniyor ve artık bu alanı
bütünlüklü olarak ele geçirdiği gibi başka alanlarda etki gücü yaratmak
içinde kapsamlı olarak kullanıyor. Cemaatleşmiş polis teşkilatının daha
ağır silahlarla donatılmasının bir yanını orduyla girdikleri iktidar
rekabeti oluşturuyor. Bu bakımdan polis teşkilatı içinde örgütlülük
düzeyini tamamlamış olup, cemaatin merkez üssü olarak kullanılmaktadır.

Geçmişten beri cemaatin temel örgütlenme üssü Emniyet Genel
Müdürlüğü olduğuna dair çok sayıda rapor hazırlandı. 1992’de 54, 1999’da
ise 132 polis hakkında cemaatle ilişkisi olduğu iddia edildi. dava
Büyük bir çoğunluğu, komiser ve baş komiser rütbesinde olan polisler
hakkında, 05.02.1999 gün ve B.05.1.EGM.0.06.01.27.(126).439/99 sayılı
yazı Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi tarafından dava açıldı.

Gülen Cemaatinin emniyetteki örgütlenmesi hakkında dava açılmaya
karar verildikten kısa bir süre sonra, cemaat hakkında soruşturma yapan
Ankara İstihbarat Şube Müdürlüğünün bilgisayarlarına girilerek cemaate
ilişkin bütün raporlar silindi. Ayrıca soruşturmada görevli polislerin
kişisel bilgisayarına girilerek bütün hard diskleri işlevsiz hale
getirildi.

Hükümetler üzerinde ciddi etkide bulunan cemaat liderinin
müdahalesiyle açılan davalar kısa bir süre sonra kapatıldı ve sadece
dosyada adı geçen polislerin yerleri değiştirildi. Başsavcılığın dosyayı
kapatmasından hemen sonra cemaat soruşturmasını yürüten polisler de
görevlerinden alındılar.

Cemaatin denetiminde olduğu belirlenen Ankara Emniyet Müdürlüğü’ne
bağlı İstihbarat Şube Müdürlüğünde “Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık, Genel
Kurmay Başkanlığı ve Bakanlıklar ile bazı siyasi partiler, hatta
Emniyet Genel Müdürlüğü ve ailelerinin telefonlarının dinlendiği ortaya
çıktı.” Türkiye’de çok yaygın olarak kullanılan dinlenme olayları,
uluslar arası güçlerin desteğiyle cemaatin Emniyet Genel Müdürlüğü
içerisindeki yapılanması tarafından yapıldığı biliniyor. Cemaat polis
teşkilatı içindeki gücünü pekiştirmek ve etki alanını genişletmek için
‘dinlenme tezgâhını’ tam bir şantaj aracı olarak kullanmakta ve politik
dengelerin oluşturulmasında bir özel bir araç olarak
değerlendirmektedir.

Gülen’in ‘polis imamları’ olarak bilinen ve haklarında dava
açılan132 kişilik listede adı geçenlerin önemli bir kesimi, bugün
emniyet müdürlükleri içerisinde üst düzeyde önemli kritik görevlerde
bulunuyorlar. Özellikle isimleri kamuoyuna yansımış olan ‘imamın
polislerinin’ bu kadar etkin olması, iktidarın bütünlüklü olarak ele
geçirme stratejisiyle ilişkilidir.

Dosyada isimleri bulunan ve kamuoyunda yayınlanan isimlerden bazıları şunlar:


Murat Güller: ‘Fethullahın Talebeleri’ isimli örgüt üyeliğinden yargılandı. Şuan Aksaray Polis Merkezi’nde amirdir.

Ahmet Cemil Bezci: 1999 yılında hakkında soruşturma açılmasına rağmen. 2000 yılında Ankara Çevik Kuvvet Şube Müdürü Yardımcılığına getirildi.

Mehmet Pacci: 1999 listesinin 46. Sırasında bulunuyordu. Polis Akademisi’nde öğretim üyesi ve 3. sınıf emniyet müdürü.

Yunus Ayhan: Maltepe Emniyet Müdürlüğü, Ümraniye Emniyet
Müdürlüğü yaptı. Daha sonar, 2008 yılında Mali Suçlarla Mücadele Şube
Müdürlüğüne getirildi.

Sait Yayla: 4. sınıf emniyet amiri olarak Terörle Mücadele Şubesinde görevli.

Erdal Özbek: Yozgat Emniyet Müdürlüğü Toplum destekli Polislik Büro amiri.

Ayhan Falakalı: Van Emniyet Müdürlüğüne atandı ancak görevinden alındı.

Harun Yıldız: Malatya Emniyet Müdürlüğü’nde görev yapıyor.

Recep Güven: Siirt Emniyet Müdürü oldu.

Recep Gültekin: İkinci soruşturmada adı geçti, şimdi Emniyet Genel Müdürlüğü Dış İlişkiler Daire Başkanı oldu.

Fettah Ünsal: İkinci soruşturmada adı geçti, şimdi Emniyet Genel Müdürlüğü’nde Terörle Mücadele Daire Başkanı.

Özgür Aytaç: İçişleri Bakanı Danışmanı

Kerem Al: İçişleri Bakanlığı Teftiş Kurulu Bşk., Bayburt Valisi

Osman Karakuş: Emn. Gen. Md. Hukuk Müşaviri

Abdullah Bey: Müsteşar Danışmanı

Rahmi Kızıltoprak: Emn. Amiri

Mehmet Erdem: Şb. Md.

Ayhan Demiröz: Emn. Amiri

Mehmet Bey: Genel Md. Yard.

EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜGÜ

a- İstihbarat Dairesi

1. Ramazan Akyürek, Daire başkanı


2. Recep Güven, Değerlendirme Şb. Md.

3. Sadettin Akgüç, Eğitim Şb. Md

4. Sabri Dilmaç, Organize Şb. Md.

5. İsmail Duman, Teknik Şb. Md.

6. Coşkun Çakar, Personel Şb. Md.

7. Fikret Salmaner, A Şb. Md.

8. Nafiz Yüksel, B Şb. Md.

9. Ali Fuat Yılmazer, C Şb. Md.

10. Yunus Yazar, Tekop Şb. Md.

11. Bekir Akarsu, İd. Mali İş Şb. Md.

12. Hasan Çobanoğlu, Bilgi İşlem Şb. Md

13. Muharrem Durmaz, Ankara İst. Şb. Md.

14. Ali İhsan Güler, İstanbul İst. Şb. Md.

15. Hasan Ali Okan, İzmir İst. Şb. Md.



b- Kaçakçılık Ve Organize Suçlar Dairesi

1. Ahmet Pek, Daire Bşk


2. Ömer Aydın, Başkan Yard.

3. Celal Bodur, Tadoc Md.

4. Osman Balcı, Mali Şb. Md.

5. Ömer Tekeli, Yük. Tek. Şb. Md.

6. Hilmi Bey, Araştırma Şb. Md.

7. Mehmet Ali Keskinkılıç, Organize Md.

8. Muhterem Çakır, Narkotik Şb. Md. Yard.

9. Nuri Uluayak, İns. Kay. Md.

10. Mustafa Bey, Tadoc Şb. Md. Yard.



c- Terör Dairesi

1. Cemal Kuloğlu, Bşk. Yard.


2. Zeki Bayut, Arge Md.

3. Ahmet Eren, Şb. Md.



d- Güvenlik Dairesi

1. Ahmet Zeki Gürkan, Bşk. Yard.


2. Murat Çetiner, Başkomiser

3. Ömer Zeren, Başkomiser

4. Magsut Bey, Emniyet Amiri



e- Dişilişkiler Dairesi

1. Recep Gürtekin, Daire Bşk.


2. Mustafa Özgüler, Şb. Md.

3. Mustafa Aygün, Bşk. Yard.

4. Beyhan Uğsuz, Şb. Md.



f- Polis Akademisi

1. Vadi Çiçekli, Akademi Bşk.


2. Osman Zoroğlu, Bşk. Yard.

3. Ali Osman Elmastaş, Şb. Md.

4. Dr. Süleyman Özeren, Başkomiser

5. Doç. Dr. Önder Aytaç,

6. Doç. Dr. İbrahim Cerrah

7. Doç. Dr. Eryılmaz

8. Ahmet Kaya Polis Koleji Md.



g- Personel Dairesi

1. Muammer Bucak, Bşk. Yard.


2. Osman Şişman, Şb. Md.

3. Ersin Bey, Başkomiser



h- Kriminal Dairesi

1. Mustafa Aydın, Bşk. Yard.


2. Oğuz Karakuş, Şb. Md.



i- Asayiş Dairesi

1. Müslim Bey, Bşk. Yard.


2. Harun Bey, Özel Güvenlik Şb. Md.

3. Özer Zeyrek, Şb. Md.

4. Naci Özmen, Şb. Md.



j- Eğitim Dairesi

1. Mustafa Çankal, Daire Bşk.


2. Metin Bey, Şb. Md.

3. Ahmet Bey, Bşk. Yard.



k- Bilgi İşlem Dairesi

1. İsmail Boşnak, Bşk. Yard.


2. Ekrem Oyun, Bşk. Yard.

3. Yusuf Aşkan, Şb. Md”

Bu listede ismi bulunan polislerin bir kısmı başka görevlerde
bulunmaktadırlar. Bunun çok önemli bir etkisi yok. Belirleyici olan
cemaatin polis içindeki gücünün düzeye ve yarattığı etkidir. Başta
Emniyet Genel Müdürlüğü olmak üzere il valilikleri ve emniyet
müdürlükleri gibi stratejik kurumları elinde tutan cemaatin gerçek
gücünü ortaya koyan yer burasıdır. Sorun birkaç ismi aşmış devletin en
önemli kurumsal yapının tamamen denetim altına alınmış olmasıdır.
Emniyet Genel Müdürlüğü, cemaatin dışarıdaki imamları tarafından
yönetildiğine dair çok sayıda bilgi kamuoyuna yansıdı.



3- İMAMIN YARGI KUVVETLERİ


Cemaatin en önemli sıkıntılarından biri de yargı gücüydü. Kemalist
rejimin önemli merkezi olarak işlev gören yargının üst kurumları cemaat
için hemen her zaman ciddi sorunlar yarattığı gibi devletteki iktidar
gücünü pekiştirmek için mutlaka ele geçirilmesi gereken bir alan olarak
görülüyordu.

Yargı sisteminin alt tabakalarında örgütlenen ve önemli yerleri ele
geçiren cemaat, kendi kuvvetini resmileştirmek için özellikle HSYK,
Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Sayıştay gibi kurumların mutlaka ele
geçirilmesi gerekiyordu. Bütün dikkatini buna veren cemaat, yargı
kurumları içerisindeki örgütlülüğünü aşamalı olarak sürdürdü ve çok
ciddi bir etki gücü yarattı. Alt örgütlenmesini tamamlayan cemaat artık
üst merkezleri olacak merkezlere yönelmektedir.

İslamcı güçler tarafından anti-demokratik bir kurum olarak görülen
HSYK’nın yapısı anayasa referandumdan sonra değiştirildi. Yapılan
seçimlerde Bakanlığın listesi kazandı. Bir başka ifadeyle, HSYK el
değiştirdi. Kemalistler kaybettiler ve fiilen İslamcı güçlerin eline
geçti. Kısa süre içinde aldıkları kararlarda bu çok açık olarak
görüldü.Cemaat çevresi anti demokratik olarak gördüğü HSYK’ye şimdi toz
kondurmuyor.

İkinci önemli hamle ise Anayasa Mahkemesinin ele geçirilmesiydi.
Referandumdan sonra Anayasa Mahkemesinin yapısının yeniden düzenlenmesi
ve üye sayısının çok ciddi oranda artırılması ile dengeler İslamcılar
lehine değişti. Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç İslamcı gelenekten
geliyor. Anayasa Mahkemesinin yeni yapısı 17 üyeden oluşuyor ve
bunların çoğunluğu İslamcı gelenekten gelen ve cemaate yakın olan
insanlardır. Cumhurbaşkanı Gül’un yaptığı atamalarla dengeler önemli
oranda değiştirildi. Artık İslamcı güçlerin çıkarlarını koruyan, esas
alan bir Anayasa Mahkemesi gerçeği bulunuyor.

Cemaatin iktidar örgütlenmesinde hedeflediği diğer çok önemli bir
merkezde ‘Yargıtay’dır. Yapılan yeni düzenlemeyle Yargıtay’a yeni 160
üye atanmıştı. Bunların çok önemli bir kesimi İslamcı geleneğe ve
özellikle cemaat geleneğine yakın olanlar oluşturuyordu. Bu üyeler,
Yargıtay seçimlerinde blok oy kullanarak seçimi doğrudan etkilediler
Yargıtay Başkanlığına seçilen Nazım Kaynak, cemaat çevresinde olan biri
olarak tanınıyor. Arınç buna ilişkin yaptığı değerlendirme bize bir
fikir vermektedir: “Birinci turda, benim güzel kardeşim, sınıf arkadaşım
Nazım Kaynak Yargıtay Başkanı oldu. Çok mutlu oldum. Kahramanmaraşlı,
yurtta beraber kaldığımız, her şeyinden emin olduğum pırıl pırıl bir
Anadolu delikanlısıdır. Yıllardır Yargıtay’da idi zaten.” Cemaatin
önemsediği iki merkez daha var: Birincisi Yargıtay Başsavcılığıdır.
Büyük bir olasılıklı bu merkezi ele geçirecektir. İkincisi ise Danıştay
merkezidir. Burayı gele geçirmek için önünde hiçbir engel bulunuyor.

Sonuç olarak: Sistemi bütünlüklü olarak ele geçirmede önemli adımlar
atan İslamcı iktidar ve dahası cemaat, kendi kuvvetlerini fiilen
oluşturmuş durumda. Cemaatin kuvvetleri toplum üzerinde tam bir korku
psikolojisi oluşturuyor. Medya cemaat aleyhine hiçbir şey yazmak
istemiyor. Ellerinde önemli belgeler bulunmasına rağmen, kamuoyuna
sunulmasına cesaret edemiyorlar.

Korku, toplumun farklı kesimlerinin öyle bir etki yaratmış ki;
‘DOKUNAN YANIYOR’ deniliyor. Hâlbuki gerçek tersinedir: DOKUNMAYAN
YANAR, cemaatin kirli işler imparatorluğuna karşı mücadele etmeyen
YANAR. Kendisine korku duvarı oluşturanlar tamamen kaybeder.

Dokunmaktan korkmamak gerek.

İktidardaki cemaatin kuvvetlerini etkisizleştirmemin yolu mücadeledir. 

Dr. Mustafa Peköz

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: